24/1/2009 - UĞUR MUMCU!

UĞUR MUMCU! ****************** Bir pazar sabahıydı Ankara kar altında Zemheri ayazıydı Yaz güneşi koynunda Ucuz can pazarıydı Kalemim düştü kana Zalimler pusudaydı Bedenim paramparça Çevirdim anahtarı Apansız bir ölüme Şarapnel parçaları Saplandı ciğerime Ucuz can pazarıydı Kan doldu gözlerime İsimsiz korkuları Katmadım yüreğime Bembeyaz doğruları Yaşadım ölümüne Uğur'lar olsun Uğur'lar olsun Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun Bir keskin kalem, bir kırık gözlük Yürekli yiğitlere hatıran olsun ********************************* Böyle diyorlardı Ali Çınar-Selda Bağcan şarkılarında… Ne zaman bu şarkıyı duysam içim burkulur ve tüm günün ışıkları söner sanki! İçimden haykırmak gelir bir şeylere… Birilerine… Ya da gözle görünmeyen elle tutulmayan ama var olduğunu bildiğin güçlere! Sanki benimde içime şarapnel parçaları saplanır ve ucuz can pazarında kaybolup giderim!... Gözlerimden akan yaş değildir aslında; nefrettir, öfkedir sesimin gidemeyeceği yerlere kadar avaz avaz bağırmaktır! 1942 de Kırşehir’de doğmuştu. Memur bir aileni üç çocuğundan biriydi. Yazmaya öğrencilik yıllarında Cumhuriyet Gazetesinde başladı. “Türk sosyalizmi” yazısıyla Yunus Nadi ödülünü aldı. Hukuk fakültesini bitirdi ve bir süre avukatlık yaptı. 18 Haziran 1965'te "Biz Anayasayı Savunuyoruz. Ya Siz?" başlıklı makalesiyle Yön Dergisinde yazmaya başladı. 27 Mayıs Devriminin özgürlükçü ortamında "İnsanlar sadece konuştuklarından değil sustuklarından da sorumludurlar" diyerek Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde yazdığı makalelerle Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerini, tam bağımsız bir Türkiye'yi savundu.
Birçok dergi ve gazetelerde yazıları yayınladı, 1969 da avukatlığı bırakıp sadece yazı yazmaya başladı. O artık, bir araştırmacı gazeteci yazardı. Sadece ülkesinin aydınlık yarınları için yazıp halkı bilgilendirmek ve bilinçli bir toplum haline dönüştürmek istiyordu. 1- “Terörü yazdı” uzun ve yorucu bir araştırmadan sonra Papa-Ağca suikastı hakkında bir kitap yayımladı. 2- “Tarikat-Ticaret-Siyaset” üçlüsünün ilişkilerini belgeleriyle açıklayan bir kitap yayımladı. 3- Kürt sorununu yakından takip ederek PKK’yı araştırdı ve bu konu hakkında yazılar yazdı. 4- Hizbullah’ı araştırıp yazdı.”Hizbulkontra” Öldürülmeden öncede Kürt sorunları ve PKK hakkında çalışmalar yapıyordu. Son yazısı ise “Zeynilname” olmuştu! 1993 24 Ocak Pazar günü arabasına konan bomba ile şehit edildi! Öylesine değerli, öylesine yürekli, öylesine alnı öpülecek bir yiğitti ki!... Bu vatanın yetiştirdiği en nadir kişiliklerden biriydi! Ülkenin tüm karanlık güçlerini biliyor onlara karşı savaşıyordu ve tek kalkanı ise elindeki kalemiydi! Ama karşısındakiler; yüreksiz, vicdanları güce satılmış, insanlık değerlerini yok saymış kirli ellerdi! Sevgili “UĞUR MUMCU”; Bu senin 16. ölüm yıldönümün. Şunu bil ki; değil 16 yıl, 16 asır bile geçse sen bu kalplerimizde ve tarihin içinde daima yer alacaksın! Aydınlık demokratik, laik, çağdaş bir ülke için canını verdiğin bu vatan seni asla unutmayacak! Seni hep bir ekol olarak görüp örnek alacaktır! Kaleminin gücü bizlere ışıktır! Önünde “ SAYGI VE SEVGİYLE EĞİLİYOR RUHUN ŞAD OLSUN” diyorum! Aysen Aydın.
herzamaniyimser@mynet.com http://www.ulusalgundem.net/index.php/konuk-yazarlar/aysen-aydn/286-ugur-mumcu.html
|