siyaset - Hayat zor,yaşamak güzel...!!! - Blogcu



Hayat zor,yaşamak güzel...!!!

12/11/2009 - UTANIYORUZ... AFFET BİZİ ATAM!

Kategori: siyaset
 





UTANIYORUZ... AFFET BİZİ ATAM!
YazdırE-Posta
ATAM, seni artık andıkça içimiz kan ağlıyor…

Senin resimlerinde, gözlerindeki Cumhuriyet sevincini gördükçe, artık utanıyor başımız yere eğiliyor… Mavi bakışlarındaki şefkate daha bir yenik düşüyor bu bedenler…

Bizlere verdiğin yurt topraklarını başkalarına kiralayıp da para elde edenleri, ölümüne kurmak için çaba harcadığın şirketlerin ve fabrikaların satıldığını gördükçe…

UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!

İçimiz acıyor… Senin bizlere verdiğin laik düzeni, yobaz düşünce sahipleri “dinsiz” diye adlandırırken… Kimsede avaz avaz bağırarak “laiklik dinsizlik değildir”... “Laiklik özgürlüktür”… “Laiklik bir devlet yönetimidir”… Laiklik devlet işlerine din işlerini sokmamaktır” diyemedi… Diyenlerinde sesi sadece yanındakilerce duyuldu… Yurdu inletemedi… Ama laikliği sevmeyenler, laikliğin verdiği özgürlüğü sonuna kadar kullandılar! Kullandırdık…

UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!

Tüm hayatın boyunca askerdin… Ülkeni kurtarmak için kanını canını, son anına kadar yurdu savunmak, halkı kalkındırmak için harcadın ama bu halk ne yaptı? Yattı keyfine baktı… Kimi kolay köşe dönmeye, kimi hortumlarını çalıştırıp geleceğini kurtarmaya, kimi ise kendi çıkarları uğruna ülkeyi karış karış kiralattı… Hem de o senin kurtarmak için savaştığın, topraklarını paylaşmak isteyenlere!

HUZURUNDA UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!

Arkandan neler neler söylediler… Senin verdiğin özgürlüğü demokrasiyi kullanarak seni aşağılamaya kalktılar… Belgeseller çekip seni küçük düşürmeye çalıştılar… Çünkü sen halkın gözünde bir kahramandın! Vatanı kurtarandın… Seni gönül tahtından indirmenin yolu ancak seni sıradan biriymiş gibi göstermekti… Onu da Can Dündar diye biri çıkıp senin hayatını belgeselle anlatmaya kalktı (!) ama bu halk bunlara prim vermedi… Bilesin! ATAM.

Seni hep yalnız bunalımlı biri olarak göstermeye çalışmış… Ama hiçbir halkın sahip olamadığı bir lidere sahip olduğumuz gerçeğini bize unutturamadı! Unutturmaya da kimsenin yüreği yetmezdi… Ancak senden korkan birileri bunları yapardı… Kimsenin gücü, senin değerini unutturmaya yetmeyecek ATAM!

Sen nasıl ki hasta olduğun halde yatağında yatmayıp da devletine milletine sahip çıktıysan, bizde sana öyle sahip çıkmalıydık… Çıkamadık…

AFFET BİZİ ATAM!

Bu gözlerimizden akan yaşlar sana helal olsun… Senin değerini bilip de tüm olanları seyretmek ne ızdırap verici ATAM

Din adı altında sana yakıştırılan “dinsiz”
iftiralarına bizler kanmayız… Senin TBMM’ni açarken bile cumayı bekleyip de Cuma namazı fetvasıyla açtığını biliyoruz.

“Hem laik hem Müslüman olunmaz”
diyenlere de sözümüz var ATAMLaiklik devlet yönetiminde gerekli bir unsurdur… Müslümanlıksa kişiye özel ALLAH ile KUL arasındaki bağdır… Kimsenin içindeki Allah sevgisini alıp da devlet işine karıştıramazsınız!

Devlet yönetimi bir kurumdur ama ALLAH sevgisi bir inançtır. Karıştırdığınızda ise ancak bunu her sözü çarpıtarak halka yansıtırsınız ki buna da sadece yobazlar ve cahiller inanır... Bir de işine geldiği gibi konuşanlar!

Ahh ATAM
… 10 Kasım yaklaşıyor ve bizler senin huzuruna geleceğiz… Geleceğiz de NASIL? İçimizdeki mahcubiyetle, senin bıraktığın yerden devam edemeyişimizin nankörlüğü ile ama senin yıkılmaz azmini yeniden kılıç kalkan gibi kuşanarak, başımız öne eğik, içimiz kan ağlayarak senden güç almaya geleceğiz ATAM!

Senden sonraki gençliğe seni tanıttık ama seni anlatamadık!
Onlar sadece seni ezberledi ama hissedemedi ki… Oysa görevimiz senin resmini göstermek değil, senin
düşünceni/kişiliğini/sevecenliğini/içindeki yurt sevgisini ölünceye kadar sahip çıkan biri olduğunu öğretememişiz!

UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!

Bu vatan uğruna canını veren şehitlerimizin, sakatlanarak evlerine dönen gazilerimizin katilleri yurda dönüyor/dönerken zafer işaretleriyle birçok yandaşları onları karşılarken biz Türk halkı/ birlik beraberliği savunan bu yürekler, seyrediyor ATAM

Onlar, konvoy halinde sarı kırmızı yeşil bayraklarını sallarken, zafer işaretleri yapıyor ve bu halkın polisi onları korurken buna tepki gösteren şehit ailelerinin yürüyüşlerine bayraklarla meclise girmelerine izin verilmiyor…

Şehitler bu meclisi korumak için can verirken onların aileleri bile o meclise sokulmuyor.
Kahramanlar gibi karşılanan bu kişiler kimdi? Onlarla savaşarak ölen evlatlarımıza ne deniyordu peki? Şehit neydi? Teslim olmaya değil gösteri yapmaya gelenler neyin zaferini kutluyorlar anlayamadık…

UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!

Şehit anası “evladım neden öldü” diye soruyor yanıt alamıyor… Şehit çocuğu “ben babamı hiç tanımadım neden
” diye bağırıyor, baygınlık geçiriyor yanıt alamıyor… Bu manzaraları bu halk yaşadı… Ama unutmayacak ATAM!

Artık resmine bakamıyoruz yüzlerimiz UTANÇ
’ dan karardı… Gözlerimiz gözlerine bakmamak için başımız yerde… Bağırmak da sana sahip çıkmakta bu ülkede her gün zorlaşıyor.

Artık haykırarak söylüyorum…

SENDEN ÇOK UTANIYORUZ… AFFET BİZİ “ATAM”!

Sen, bu ülkeyi cephede kazandın ama bu Meclisin vekilleri masa başında ülkeyi kaybediyor.
Artık sizin zamanlarınızdaki gibi savaşlar cephede yapılmıyor, onlarda çağ atladılar ATAM!

Savaşlar görünmeden sinsice, el altından yapılıyor… Kimseler bilmeden halka ninniler söylenerek yürütülüyor.

Ahh….
İçimiz deki feryadı duyurmak için mahcup bir şekilde huzuruna geleceğiz ne olur bizi o şefkatli yüreğinle, layık olmasak da bağrına bas ATAM!

Bizlere “üzülme çocuk, “Ne mutlu Türküm Diyene” de… De ki Türklüğün kişiliğinde olan asil ve damarlarındaki kanı tekrar içimizde titreyerek hissedelim ve kendimize gelelim.

Senin yüreğindeki sevgiye şimdi daha da çok muhtacız, sana seslenirken gözlerimizden akan yaşlar, bil ki yüreğimizin yangınıdır ne olur “sar” bizi ATAM!

Şunu bil ki… Sen hep Türk halkının en büyük lideri oldun öyle de kalacaksın… Kimseler seni yüreğimizde küçültemeyecek, değerini düşüremeyecek, onların çabalarını gördükçe bizler seni daha da göğe taşıyacağız ATAM!

O mavi gözlerin her daim bizlere ışık saçtı ve bakışların daima bize ileriyi gösterdi (görmeyi bilmediğimiz zamanlarda geçecek)
ve gösterecek ATAM

Askerlerinle nasıl ki tek vücut, tek yürek olduysan, bizler şu andaki kuşak gençlikte öyle olacak… Bundan hiç kuşkun olmasın ATAM.

Bu cumhuriyeti senden aldık başkalarına vermeyeceğiz… Bu halkın sahip olduğu tek lider tek kahramansın… Cumhuriyet bizim kanımız, canımız da toprağımızın olsun!

Nice 71 yıllar geçse de, bizimle hep vardın ilelebet de olacaksın!

Mahcup ama bir o kadarda artan tüm bağlılığımızla, içimizin feryadını yaşlarımızla akıtarak, bir kez daha huzurunda haykırıyoruz…

Seni çok seviyoruz ATAM!


AYSEN AYDIN
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/6/2009 - DÜŞTÜĞÜMÜZ YERDEN KALKALIM!

Kategori: siyaset


DÜŞTÜĞÜMÜZ YERDEN KALKALIM!

  

Hani başımıza kötü olaylar geldiği zaman hep bir yerlere sinmek, pusmak ya da yılmak gibi duygulara eğilim gösteririz. İçimizdeki o özgüveni yitiririz. Bakın şimdi size birisini örnek vereceğim;

 

 

 

Babası küçük yaştayken ölmüş,

Yetim büyümüş,
Tutuklanmış,

Hapse atılmış,
Sürülmüş,
İşsiz kalmış,
Böbreklerin rahatsızlanmış,

Göğsünden vurulmuş,
Mesleğinden atılmış
İdama çarptırılmış,
Kardeşleri küçük yaşta ölmüş,
Çocuğu olmamış,
Boşanmış,
Karaciğeri iflas etmiş!

 

 Bir insanın başına gelecek her türlü zorluğu yaşamış… Bunu çoğumuz belki biliyordur,

bu kişi bu topraklarda özgürce yaşamamızda öncülük etmiş ulu önderimiz “MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜMÜZDÜR!”

 

 Öyle bir azimli ve güçlü bir kişiliği varmış ki tüm zorluklar onu yıldırmamış. Başına gelenlerden dolayı içindeki gücü kaybetmemiş.

Ya bizler?

 

Bu vatana sahip olalı ve Cumhuriyetimizin 86. yılında nasıl bir gündemle bakıyoruz geleceğe?

 

O zamandan bu zamana nasıl sahip çıkmışız bu ülkeye hiç düşündük mü?

 

Siyasette tamamen dış güçlere esir olmuşuz. AB’ye gireceğiz diye, nerdeyse ülkemizi elimizden alacaklar…

 

Endüstrimiz, teknolojimiz tüm iletişim şirketlerimiz yabancıların tekeline geçmiş ya da satmışız!

 

 Diyarbakır günden güne elden gidiyor ama kimse ses çıkarmıyor! ABD’nin desteği ile PKK, siyasi bir parti olarak meclise girmiş durumda. Şimdi sıra Diyarbakır da uygulanacak özerklik yönetiminde!  Bunu başardılar mı zaten kendi kendilerini yönetmiş olacaklar. Yani artık ayrı bir devlet yapısına kavuşmuş olacaklar!

 Ne dış siyasetimizde ne de iç siyasetimizde bir yol haritamızın olmayışı, günübirlik politikalarla birbirlerimizle uğraşmaktan tüm kazanımlarımızı kaybediyoruz!

Ekonomimiz dışa bağımlı… Bu kadar verimli topraklara ve doğal zenginliklerimize rağmen dünya gözünde üçüncü sınıf vatandaşları olmak ne kötü! Geçmiş de verilen tavizler, yapılan bilinçsizce antlaşmalar bizi bu hale getirdi.

Oysa büyük önderimiz bize bu vatanı böylemi bıraktı? Onu sadece okullarda çocuklarımıza resmini öğrettik ilkelerini değil… Cumhuriyeti ve bu toprakları kanlarıyla alanların torunları olarak, geçen zaman zarfında sadece zevki-sefasını sürdük!

 

 

 

Kısa yoldan köşe dönmeyi amaçladık!

 

 

Emek vermeden sahip olmayı bildik!

 

 

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dedik!

 

 

Devlet malı deniz yemeyen keriz dedik!

 

Ama artık ne sokmayan yılan kaldı nede denizler. Artık bize verilen emanetlere sahip çıkma cesaretini, bir kişi iki kişi değil topyekun göstermeliyiz!

 

 Her bireyin siyasetle ilgilenme zamanıdır zaman! Bilinçli olmanın zoru göğüslemenin devletin ve milletin tüm küçük büyük organlarında tüm varlığımıza sahip çıkmanın ve tutarlı bir birlikteliğe gitmenin zamanıdır bu gün!

 

Hiçbir zorluk bizlerin azminden daha önemli değildir. Uç noktalara çekilmek değil ortak noktalarda buluşma, anlaşma zamanıdır zaman!

 

Lütfen Arkadaşlar, hangi konumda olursanız olun, hepimizin bir tek yurdu var. Oda;

  

“TÜRKİYE!”

Yine ATA’mızdan bir anıyla bitirmek istiyorum yazımı;

 

Kral Edvard İstanbul'a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaştı. Atatürk rıhtımda onu bekliyordu. Deniz dalgalıydı.Kralın bindiği motor,inip çıkıyordu.
İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada, eli yere değerek tozlandı.
O sırada Atatürk elini uzatmış bulunuyordu.
Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği zaman Atatürk:
-Yurdumun toprağı temizdir, o elinizi kirletmez, diyerek Kralı elinden tutup rıhtıma çıkardı.

 

Saygılar.

 Aysen AYDIN

http://www.duzcedamla.com/index.php?option=com_content&task=view&id=13131&Itemid=123

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/1/2009 - UĞUR MUMCU!

Kategori: siyaset


UĞUR MUMCU!

 

******************

Bir pazar sabahıydı

Ankara kar altında

Zemheri ayazıydı

Yaz güneşi koynunda

Ucuz can pazarıydı

Kalemim düştü kana

Zalimler pusudaydı

Bedenim paramparça

 

Çevirdim anahtarı

Apansız bir ölüme

Şarapnel parçaları

Saplandı ciğerime

Ucuz can pazarıydı

Kan doldu gözlerime

İsimsiz korkuları

Katmadım yüreğime

Bembeyaz doğruları

Yaşadım ölümüne

 

Uğur'lar olsun Uğur'lar olsun

Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun

Bir keskin kalem, bir kırık gözlük

 Yürekli yiğitlere hatıran olsun

*********************************

 

Böyle diyorlardı Ali Çınar-Selda Bağcan şarkılarında… Ne zaman bu şarkıyı duysam içim burkulur ve tüm günün ışıkları söner sanki!

İçimden haykırmak gelir bir şeylere…

Birilerine…

Ya da gözle görünmeyen elle tutulmayan ama var olduğunu bildiğin güçlere! Sanki benimde içime şarapnel parçaları saplanır ve ucuz can pazarında kaybolup giderim!...

Gözlerimden akan yaş değildir aslında; nefrettir, öfkedir sesimin gidemeyeceği yerlere kadar avaz avaz bağırmaktır!

 

1942 de Kırşehir’de doğmuştu. Memur bir aileni üç çocuğundan biriydi. Yazmaya öğrencilik yıllarında Cumhuriyet Gazetesinde başladı. “Türk sosyalizmi” yazısıyla Yunus Nadi ödülünü aldı. Hukuk fakültesini bitirdi ve bir süre avukatlık yaptı.

 

18 Haziran 1965'te "Biz Anayasayı Savunuyoruz. Ya Siz?" başlıklı makalesiyle Yön Dergisinde yazmaya başladı.


27 Mayıs Devriminin özgürlükçü ortamında "İnsanlar sadece konuştuklarından değil sustuklarından da sorumludurlar" diyerek Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde yazdığı makalelerle Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerini, tam bağımsız bir Türkiye'yi savundu.

 

Birçok dergi ve gazetelerde yazıları yayınladı, 1969 da avukatlığı bırakıp sadece yazı yazmaya başladı.

 

O artık, bir araştırmacı gazeteci yazardı. Sadece ülkesinin aydınlık yarınları için yazıp halkı bilgilendirmek ve bilinçli bir toplum haline dönüştürmek istiyordu.

 

 

1-   “Terörü yazdı” uzun ve yorucu bir araştırmadan sonra Papa-Ağca suikastı hakkında bir kitap yayımladı.

 

2-   “Tarikat-Ticaret-Siyaset” üçlüsünün ilişkilerini belgeleriyle açıklayan bir kitap yayımladı.

 

3-   Kürt sorununu yakından takip ederek PKK’yı araştırdı ve bu konu hakkında yazılar yazdı.

 

4-   Hizbullah’ı araştırıp yazdı.”Hizbulkontra”

 

 

Öldürülmeden öncede Kürt sorunları ve PKK hakkında çalışmalar yapıyordu. Son yazısı ise “Zeynilname” olmuştu!

 

1993 24 Ocak Pazar günü arabasına konan bomba ile şehit edildi!

 

Öylesine değerli, öylesine yürekli, öylesine alnı öpülecek bir yiğitti ki!... Bu vatanın yetiştirdiği en nadir kişiliklerden biriydi! Ülkenin tüm karanlık güçlerini biliyor onlara karşı savaşıyordu ve tek kalkanı ise elindeki kalemiydi!

 

Ama karşısındakiler; yüreksiz, vicdanları güce satılmış, insanlık değerlerini yok saymış kirli ellerdi!

 

Sevgili  “UĞUR MUMCU”;

 

Bu senin 16. ölüm yıldönümün. Şunu bil ki; değil 16 yıl, 16 asır bile geçse sen bu kalplerimizde ve tarihin içinde daima yer alacaksın! Aydınlık demokratik, laik, çağdaş bir ülke için canını verdiğin bu vatan seni asla unutmayacak! Seni hep bir ekol olarak görüp örnek alacaktır! Kaleminin gücü bizlere ışıktır!

 

Önünde “ SAYGI VE SEVGİYLE EĞİLİYOR RUHUN ŞAD OLSUN” diyorum!

 

Aysen Aydın.


herzamaniyimser@mynet.com
http://www.ulusalgundem.net/index.php/konuk-yazarlar/aysen-aydn/286-ugur-mumcu.html

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/4/2008 - KAVRAM KARMAŞASI.... "LAİKLAİK"

Kategori: siyaset

 

 

 

 

 

 

Saygıdeğer Arkadaşlarım… Bu yazımda toplumumuzda derin bir yara olan “kavram anlaşmazlığı” konusuna değinmek istedim. Bunlardan biri olan “Laiklik”  gerçekten herkesin doğruyu bilmesi gereken bir konudur. Sizler için araştırdım ve sizlere sunuyorum.!  
                                                      ***

İslam dini hakkında diğer dinlerde de olduğu gibi, geçmişten günümüze sürekli bir tartışma ortamı yaratılmıştır. Bu tartışmaların elbette ki merkezinde din istismarı vardır. Dinin istismar edilmesi sonucunda Müslümanlık hurafeler ile doldurulmuş, aynı Hıristiyanlıkta olduğu gibi pek çok konu din adamlarının tekeline bırakılmıştır.

 

devamı... 

http://www.gazetehaber.net/v3/

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/3/2008 - ÇANAKKALE ZAFERİNİ KUTLUYOR ŞEHİTLERİMİZİ ANIYORUZ.!

Kategori: siyaset

 

 

 

 

 

 

Çanakkale Zaferi'nin 93. yıldönümünü kutluyor,şehitlerimizin önünde saygı ile eğiliyoruz.!

 

 



Çanakkale Şehitleri

Gök kubbe altında ne müthişti harp,
Destan sende pişti, hey Çanakkale!
Nuh tufanı sanki! Semirmişti garp,
Yahya Çavuş Coştu hey Çanakkale!

Şahlanmıştı ceddim, batıl Hak gördü,
Kükredi Seyidim, bir koca ordu,
Ya Allah! Deyince sırtına vurdu,
Gör Akdeniz taştı, hey Çanakkale!

Ya İstiklal dedik, parola ölüm,
Cihad-ı Ekber bu! Vuslattır gülüm,
Yezitleşti Churchill bitmişti zalim,
Ruhum destanlaştı hey Çanakkale!

Malazgirt şahlandı Çanakkale’de,
Alparslan canlandı Çanakkale’de,
Bir devir sonlandı Çanakkale’de,
Mehmet Aslanlaştı, hey Çanakkale!

Son kozuydu garbın iğrençti karar,
Ne istiyor Anzak, Yunan ne arar,
Torun gelmiş garptan dedeyi sorar,
Sordu torun şaştı, hey Çanakkale!

Ben Haçlıya değil bize şaşarım,
Maziyle kavgalı soysuz taşırım,
Ben Çanakkale ben! Senle yaşarım,
Görev kime düştü, hey Çanakkale!

Satılmış kalemler satarlar her gün,
Şehit Çanakkale! Şehitler sürgün!
Bu devran dönecek elbette bir gün,
Tekbirler ağlaştı, hey Çanakkale!

Öp Ömer toprağı! Öp bu diyarı,
Bir ulu davanın son yadigarı,
Yedi düvel öptü yorgun çınarı,
Aşk arşa ulaştı, hey Çanakkale!

10.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

 

Yorum (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gerçek duyguların paylaşıldığı, içten bir "merhaba"nın değerini bilenlerin yeri burası...! hep öyle oldu öylede olacak... çünkü burası benim dünyam...:=) Önce kendinizi seveceksiniz... sonra göreceksiniz ki hayat sizide seviyor.! üzüldüğünüz an şunu düşünün;bu gün güneşi gördüm ve özgürce sokağa çıktım.. yada camdan baktım.! bunun da değerini bilin.! çünkü bunu da yapamayanlar var.! ve son söz; insan en büyük kötülüğü yine kendisi kendisine yaparmış...! çünkü ektiklerimizi biçiyoruz...!!! Se


MySpace Graphics
MySpace Graphics
MySpace Graphics

Kategoriler


car hire
MySpace Graphics
MySpace Graphics
MySpace Graphics

Arkadaşlarım

aysenhome
adayolu
ahsuvera
leyl leyl
ahmetyazar
eminsen
karsinojen
huzunadasi
bizimada
orkun38
romantikmeyhane
1incitanem
mns
anaksimona
nursalkimi
reyhan92
pedogog
davutkurkut
oquzhancimen
kotusair
gfbfth
lordoftheloneliness
davlaturi
elifsule
hisari
canemreile
Graphics By Rosy-Dreams.Com!