29/6/2008 - ATATÜTRK'ÜME LAF EDENLER....

ARKADAŞLAR BU KONUDA ÇOK DUYARLI OLMANIZI ÜMİT EDİYOR,YORUMLARINIZI BİZZAT GAZETEYE YAPMANIZI İSTİYORUM! ARTIK HERKS SESİNİ ÇIKARMALI!
TEŞEKKÜLER.
| Atatürküm'e laf edenler!… | 26.06.2008 14:11:59 | | ATATÜRK’ÜME laf edenler var aramızda… Haddini bilmez soysuzlar var! Beyinleri yıkanmış maşa gibi kullanılanlar var. Kendilerini, eleştiri yapmakta rahat hissederek korkmadan, çekinmeden, aleni bir şekilde sesini çıkaranlar var. Bu topraklar için, hayatını sadece ülkesi için veren bizim değerlerimize hakaret edenler, sanırım bundan sonra çoğalacaktır. Neden derseniz? Biliyorsunuz AB’ne girmek için, bize yapmamızı istedikleri her şeyi, maşallah milletvekilleri onaylıyor yasalaştırıyor. 301 madde de yapılan budur. Bizim değerlerimize eleştiri bazında istediklerini söyleyecek sonrada “düşünce özgürlüğü” adı altında rahat rahat dolaşacaklar. Tıpkı bir genç kızın çıkıpta “ben ATATÜRK’Ü sevmiyorum Humeyni'yi seviyorum” demesi gibi... Ben de derim ki bunun gibi düşünen beyinlere “biz ATATÜRK’ÜMÜZÜ seviyoruz ve onun bizlere emanet ettiği bu vatana sahip çıkıyoruz ve bu toprağın üzerinde özgür ve demokratik bir şekilde yaşamayı tercih ediyoruz ve buradayız. Ama sen ve senin gibiler sevmiyorsanız buyurun hümeyninin kanunlarının işlediği topraklara gidiniz! Benim önderimin ve atalarımın bizlere kanlarıyla bin bir fedakârlıklarıyla emanet ettiği bu topraklarda bunların kıymetini bilenler yaşayacaklardır. Bilmeyenler ve şuursuzca hakaret edenlerde, ya kendilerine gelsinler ya da çekip gitsinler. Bir söz vardır “Yediği kaba pislemek” diye ben bunları böyle değerlendiriyorum. “Bu ülkeye bu kadar özgürlük fazla” sözlerini genelde çevrede duyardım ve bu düşünceye uzaktan bakardım. Ama artık hak veriyorum. İster insan hakları densin, ister düşünce özgürlüğü densin bunların hepsinin ülkemiz için birer oyun olduğunu düşünüyorum. Çünkü insan hakları denince nedense AB’nin aklına hep Diyarbakır Bölgesi geliyor neden acaba! Ne yaparsa yapsınlar… Bizim ilkelerimizi bize unutturamayacaklardır. Damarlarımızdaki asil kan ve ATA’MIZA bağımlılığımız hiçbir devletin milletinde yoktur. Onlarda biliyorlar ki Türkleri sadece içerden çökertiriz. İnançlarını yıkarsak, ilkelerini yok edersek başarırız… Onun içindir ki Türk toplumunun gündemi hiç huzur bulmaz! Bulduğu zaman da hemen bir gündem yaratılır ve maalesef ki bizim de insanımız buna hemen kanar ve ortalık bulanır. AB’nin hiçbir zaman biz Türk halkı için bizim iyiliğimiz yolunda bir karar çıkardıklarını görmedim. Sadece nasıl yapsak da savaş yoluyla kaybettiklerimizi kâğıt üzerinde alsak davasındalar. Örnek; Kıbrıs’ı istemeleridir. Biliyorsunuz Sayın Ecevit bunu her fırsatta dile getirirdi. Onun için Kıbrıs meselesine çok itinayla yaklaşır anlaşmalarda hiçbir zaman taviz vermemeye çalışırdı. AB’ne başvurumuz 1959 yılında yapılmıştır o zamandan bu zamana kadar hala şunu yapın bunu yapın denmektedir. Bizden sonra adaylığını koyan ülkeler kabul edilmiş bize ise durmadan yaptırımlar uygulanmaktadır. AB’nin Türk hükümetinden hiç bir zaman istekleri bitmeyecektir ta ki ülkeyi bölüp istedikleri toprakları alıncaya kadar! Çünkü bunu öyle güzel kılıfına uyduracaklar ki kimsenin ruhu bile duymayacak! Duymuyorda zaten! Şimdilerde ülkemizin sanayi kuruluşlarına bir bakın yada haberleşme şirketlerine yada limanlarımıza yada fabrikalarımıza… Kimlerin eline geçmiş? Ben bunları sadece sıradan bir halk olarak düşünürken birde ekonominin büyükleri olan adını her fırsatta duyduğumuz büyük holding sahiplerini düşünürüm… Türk ekonomisinin nabzı olan büyüklerimizi… Onlarda bunların hepsini biliyor. Yoksa onlar damı kendi çıkarları uğruna her şeye göz yumuyorlar! Halkımızın eğitimi çok önemlidir diyorum. Devletimiz eğitime çok değer vermelidir. Ama ben her şeyi devletten bekleyen bir zihniyete sahip olmadığım için diyorum ki: Ne kadar eğitim sistemi devlete ait olsa da kişinin özgür iradesi var. Her şeyler yazılıyor çiziliyor… Kendimiz artık neler oluyor diye merak edelimde okuyalım! Birbirimizle tartışalım tartışmakla da kalmayıp yapılacak bir şeyler varsa da yapalım. Eyy Türk halkı... Sizlere son olarak da şunu sunacağım! Sözüm ATA’MIZA din düşmanı diyen beyinleredir! Dinimizi kullanarak ATA’MIZI karalayanlaradır! Dinimizi yok etmeye çalışmıştır diye halkı kandıranlaradır! Şimdi ATATÜRK’ÜN din hakkındaki söylediği sözleri aynen yayınlıyorum! Okuyun da biraz utanın! Tabi utanacak yüzünüz varsa! ============================= ATATÜRKÜN DİNLE İLGİLİ SÖZLERİ!!! Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum... Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor." "Bizim dinimiz en tabi ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dine tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur." "Ey Arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür- Adalet-i ilahiye, O’nun tecellilerine bakarak diyebiliriz ki, insanlar iki sınıfta, iki devrede mütalaa olunabilir, ilk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir, insanlığın kemal (olgunluk ) devridir." "Ey millet! Allah birdir, şanı, büyüktür. Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki Kur’anı azimüssandaki husustur. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir, temel dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa hakikate tamamen uyuyor. Eğer akli mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olmalı gerekirdi. Çünkü bütün kanunları yapan Cenabı Haktır." "Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var malzemesi iyi. Fakat bina uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayi takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur (tefsirler, hurafeler gibi) binayı fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşerek ve sağlam temeller üzerinde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır." "Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz, kas de ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere fırsat vermeyeceğiz." "Efendiler. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmak lazım geldiğini düşünmek danışmak için yapılmıştır. Millet işlerinde her kişinin zihninin başlı başına çalışması lazımdır. İşte biz de burada din ve dünya için geleceğimiz ve istiklalimiz için ve en çok milli egemenliğimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncelerimi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerini anlatmak istiyorum. Milli ülküler milli irade yalnız şahsın düşmesinden değil tüm millet fertlerinin ülkülerinin toplamıyla yaratılır..." "Milletimiz dil ve din gibi kuvvetli iki hazineye sahiptir. Bu faziletleri hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamayacaktır ve alamaz." "Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şeyi, kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir. Kadın ve erkek, bu ilim ve kültürü aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla dolu olma zorundadır. İslam ve Türk tarihi tetkik edilirse görülür ki bugün kendimizi bir türlü kayıtları bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk sosyal hayatında kadınlar ilim, kültür ve diğer hususlarda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileriye gitmişlerdir. "Minberlerin halkın anlayacağı bir dille ruh ve dimağa hitab olunmakla İslam ehlinin vücudu canlanır, iman kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. Fakat buna nazaran hatiplerin haiz olmaları lazım gelen özellik yetenek ve dünyanın gidişini bilmeleri çok önemlidir." "Bu başarının, kutsal topraklarımızı düşman istilasından büsbütün kurtaracak olan kesin zaferin hayırlı bir başlangıcı olmasını Tanrının lütfundan dilerim." "Biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız. Türkler milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir Demokrat Hükümetidir." "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye'nin istiklaline, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir." "Sizler, yani yeni nesil Türkiye'nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edecekseniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir." "Gençler, siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız." "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun ilk önce Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gerektiği öğretilmelidir." "Ey yüksek yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz tesis ettik, onu ila ve idame edecek sizsiniz." "Her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki payansız muhabbetim değil; bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ziya serpmeğe ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdendir." ================= İşte o zamanlarda bile, sayın önderimiz gerçekleri görüp böyle güzel dile getirmiştir. Her şeye değinmiş açık açık yazmıştır. Bu gerçekleri bilmeyen halkımız, toplum içinde din açısından yeri olan insanlara inanmıştır. Belli amaçları olan, bu din adamları, kin tohumlarını ekerek, sadece halkın cehaleti sayesinde başarıya ulaşmışlardır. Halkımız şunu da bilmelidir. Kur’anı ilk Türkçe'ye çevirten de ATATÜRKTÜR. Peygamberimiz bile dinde zorlama yoktur derken, nasıl oluyor da biz kullar, birbirimize şuna inanacaksın bunu yapacaksın diye diretiriz? Hiçbir zaman şunu unutmayalım dinimiz bir hoşgörü dinidir. Asla insanları dinden korkutan uzaklaşatıran bir yapısı yoktur. Yazıma Mevlana’nın o ünlü sözüyle son vermek istiyorum. “ GENE GEL GENE GEL HER NE OLURSAN OL GENE GEL” Herkesin artık oturup da olayları ciddi bir şekilde düşünme zamanının geldiğini düşünüyorum. Lütfen oyunlara gelmeyelim ve bilgisizliğimizin esiri olmayalım!
| Aysen Aydın
http://www.gazetehaber.net/v3/yazi_detay.asp?yazi_id=551&yazar_id=34
|