7/5/2008 - Mevlanadan....
|

|
|
|
Bir adam hileyle, kuşun birini tuzağa düşürerek yakaladı. | | Kuş dile geldi, yalvardı: ''Ey ulu insan, sen koyunları, öküzleri yedin, bir çok deveyi | | kurban ettin. Bu dünyada onlarla bile doymadın, benimle mi | | doyacaksın? Eğer beni bırakırsan ben sana üç öğüt vereceğim. | | Bunlara uyarsan her müşkülün hallolur. | | Birincisini, elindeyken vereyim, eğer beğenirsen beni | | bırakırsın. İkincisini şu dama konarken, üçüncüsünü de şu ulu | | ağaçta söylerim,'' dedi. | | Adam kuşu sıkı sıkıya tutarak: | | ''Haydi söyle bakalım, eğer beğenirsem seni bırakırım,'' | | dedi. | | ''Kuşçağız ilk öğüdünü söyledi: | | ''Olmayacak sözü kim söylerse söylesin, inanma'' dedi. | | Adam öğüdünü beğenerek kuşu bıraktı. Kuş uçarak damın | | saçağına kondu. İkinci öğüdünü söyledi: | | ''Geçmiş gitmiş şeylere, kaçmış fırsatlara ah vah etme.'' | | dedi. Sonra biraz geriye çekilerek orada bulunana ulu ağaca | | kondu: | | ''Benim karnımda on bir dirhem ağırlığında paha biçilmez bir | | inci vardı. Eğer beni kaçırmasaydın o şimdi senin olacaktı.'' | | dedi. | | Bunu duyan adam ağlayıp inlemeye, saçını başını yolmaya | | başladı. Bunu gören kuş seslendi: | | ''Ben sana geçmiş gitmiş fırsatlar için ah vah edip üzülme | | demedim mi? Madem fırsatı kaçırdın, neden üzülüp duruyorsun? | | Ya öğüdümü dinlemedin yahut da sağırsın. Ayrıca sana | | olmayacak şeye inanma demedim mi? Benim bütün ağırlığım üç | | dirhem, karnımda nasıl on bir dirhem ağırlığında inci bulunabilir?'' | | Bunun üzerine adam kendi kendine: ''Şimdi söylediklerini daha iyi anladım. Haydi şimdi de üçüncü öğüdünü söyle bakayım'' dedi. Kuş: ''Allah için o iki öğüdü güzelce tuttun da benden üçüncüsünü | | mü istiyorsun? Uykuya dalmış bilgisiz kişiye öğüt vermek, | | çorak toprağa tohum atmak gibidir. Aptallık ve bilgisizlik | | yırtığı, yama tutmaz.'' diyerek uçup gitti. | | | | 'Mevlana'
![[Resim] [Resim]](http://img119.imageshack.us/img119/6475/albero20glitter8kk.gif)
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/4/2008 - Hayatınız Seçtiğiniz Kadındır.!
|

HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR
Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :
-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der. 'Kadınlar hayatta en çok ne ister?' budur bilmek istediğim.......Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir....Günlerce gecelerce at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur cinsten değil.....
-Evlen benimle!!!!..... O zaman öğrenirsin ancak istediğini...
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit'e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek için söz vermiştir. Neyse evlenirler.İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada.....Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle.... Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer yarısı çirkinim der.Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım , yoksa gündüzleri dışardayken mi?.....
General düşünür ve :
- Sen bilirsin kararı kendin ver der.İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır....
Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???
1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler. 2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir. 3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır. :)
Hayatınız seçtiğiniz kadındır.......Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz , zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.Hayat kat kattır.Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara , gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası , manzarası ve hayatıdır.....Hayatınız seçtiğiniz kadındır...... ******>
netten.
|
|
|
|
|
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/1/2008 - GÖNLÜMÜN YÜKÜSÜN..!
Gönlümün yüküsün! ..
Sen 'gönlümün' yüküsün, omzumun değil! .. Sen canıma yarasın tenime değil! .. ..... Yürekte taşınan sırta ağır gelir mi? .. Sen; çeşmibülbül duruşlum, ışık yüzlüm... Sen; nefesimin rüzgarı... Sen; akarsuyum, durugölüm! .. Sen; Ceylan kaçışlım...
Harman sıcaklarımda, terlemiş bir cam bardak gibi gülsene bana... Saklandığın fidanların ardından çıkıp, yine gelsene bana... Ve yapışıp en susuz yerime, susuzluğunu kandırsana; zaten kandırılmayı umduğun, sanki hayalî bir çeşme başında! .. ..... Avuçlarıma konsana yine, ürkütmekten ürktüğüm bir mavi kuş gibi... Derin bir soluk alsana sonra; kaşlarının ve kirpiklerinin üstünde dolaşırken parmağım...
Kelebeğim; Sarsana kanatlarının hepsini üstümüze! Veya, ikisini ödünç verip kanatlarından; uçursana beni de peşin sıra, gözlerinin derinlerinde! ..
Sen gönlümün yüküsün, sırtımın değil... Yani, tenimde görünmeyen bir yarasın; İçimde büyüyen! .. ..... Yani bir 'bülbül gözü' gibi güzel, ama bir kristal gibi kesici; Bakışlarımdan aldığın her ışığı binbir renge çeviriyorsun sanki bir renk skalası gibi... Sonra da incecik ve uzuun ipek iplikleri gibi başında savuruyorsun 'saçlarım' diye! .. Yani sana değen her ışık, bin renge dönüp yansıyor bana! .. ..... Yani, içimde savruluyorsun. Ve savruldukça saçların, içimde rengârenk kanıyor; canımın kesikleri! ..
Sırtımın değil; canımın yüküsün benim... Canımsın; içimdeki sesini ninni gibi dinlediğim... Veya çalmanı beklerken, tik-taklarınla hayallere daldığım, saatimsin! .. ..... Vaktimiz, ne zaman gelecek?
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/2/2007 - Olumsuz düşünen insanları duymayın.

Olumsuz düşünen insanları duymayın. ---------- Olumsuz düşünen insanları duymayın. Olumsuz düşünen insanları duymayın, onlar kalbinizdeki ümitleri çalarlar. Günlerden bir gün; Kurbağaların yarışı varmış. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş; ''Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar! '' Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış; ''Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar! '' Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayretle mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş; ''Bu işi nasıl başardın'' diye. O anda farkına varmışlar ki; Kuleye çıkan kurbağa sağırmış! Olumsuz düşünen insanları duymayın! ….. Onlar; Kalbinizdeki ümitleri çalarlar! . Kimsenin ümitlerinizi çalmasına izin vermeyin!
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/1/2007 - Bimediğim...

Bilmediğim Adını koyamadığım Bir şey yaşıyorum senle Durup,durup seni özlüyorum Geleceğin vakit bekliyorum Ve sesini duyma isteği beliriyor içimde Belirsiz günlerin muhtelif saatlerinde Asıl ilginç olan huzur bulmak her seferinde Bilmediğimiz birgün Bilmediğimiz ama ortak Sonu bildik şehirlere çıkan Öğretileri eş bir yol yürüdük herhalde Baksana aynı yıldızlar yüreğimizde Benzer güneş yanıkları Ve hala o yağmurun ıslaklığı tenimizde Kimbilir tesadüftür belkide Gecenin hep aynı vaktinde Hep aynı türkünün nakaratı dilimizde Ve bir vakit gelip Adam gibi salya,sümük ağlamak gerekirse Ağlarız,ağlamasınada Kimsecikler görmez Göremez bir damlacık yaş göz bebeğimizde Herkesten gizleyip zayıf yanlarımızı Hep başkaları için kullanıp sonsuz dehamızı Bir türlü dizginleyemeyiz duygularımızı Dostlarla paylaşılan sitemsiz sıkıntılar Ve şikayeti olmayan acılar dışında Kimse bilmez yaşadıklarımızı Ve hiç anlatmamışızdır Hayatı nasıl algıladığımızı Çokta gereksizdir aslında Bizi anlamayanlara Algıladıklarımızı anlatabilmenin çabası Bazen aşklar anlatılır uzun sohbetler arasında Ve aşklar yargılanır Karşılıklı bir hoşgörü sağnağında Hiçbir kadın seni haketmiyordur bence Ve hiçbir erkek bana layık değildir sence Sorunlu ilişkiler bende Biten aşklar senin yüreğinde Ve insanlara güvenmeyen Kendini çözemeyen Çözmekte istemeyen Görüntüsü farklı Hissettiği aynı iki insanız evrende Dedim ya Bilmediğim Adını koyamadığım Bir şey yaşıyorum senle Seni kendime benzetiyorum Gözlerine bakıyorum Orada bir ben var sana çok benzeyen Hoşuma gidiyor Gözlerinde kendimi buluyorum Ben senle bana özel Ama çook güzel bir şey yaşıyorum Ekmeğimi Sigaramı İçkimi değil Ben senle beni paylaşıyorum Ben kimsenin bilmediği bir sen buldum Şimdi o en güzel seni yaşıyorum Beni bensiz bırakma Anlaştıkmı ?????
alıntı...
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Gerçek duyguların paylaşıldığı, içten bir "merhaba"nın değerini bilenlerin yeri burası...! hep öyle oldu öylede olacak... çünkü burası benim dünyam...:=) Önce kendinizi seveceksiniz... sonra göreceksiniz ki hayat sizide seviyor.! üzüldüğünüz an şunu düşünün;bu gün güneşi gördüm ve özgürce sokağa çıktım.. yada camdan baktım.! bunun da değerini bilin.! çünkü bunu da yapamayanlar var.! ve son söz; insan en büyük kötülüğü yine kendisi kendisine yaparmış...! çünkü ektiklerimizi biçiyoruz...!!! Se
Kategoriler
 car hire
Arkadaşlarım
|