12/11/2009 - UTANIYORUZ... AFFET BİZİ ATAM!

UTANIYORUZ... AFFET BİZİ ATAM!
|  |  |
ATAM, seni artık andıkça içimiz kan aÄŸlıyor…
Senin resimlerinde, gözlerindeki Cumhuriyet sevincini gördükçe, artık utanıyor başımız yere eÄŸiliyor… Mavi bakışlarındaki ÅŸefkate daha bir yenik düÅŸüyor bu bedenler…
Bizlere verdiÄŸin yurt topraklarını baÅŸkalarına kiralayıp da para elde edenleri, ölümüne kurmak için çaba harcadığın ÅŸirketlerin ve fabrikaların satıldığını gördükçe…
UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!
İçimiz acıyor… Senin bizlere verdiÄŸin laik düzeni, yobaz düÅŸünce sahipleri “dinsiz” diye adlandırırken… Kimsede avaz avaz bağırarak “laiklik dinsizlik deÄŸildir”... “Laiklik özgürlüktür”… “Laiklik bir devlet yönetimidir”… Laiklik devlet iÅŸlerine din iÅŸlerini sokmamaktır” diyemedi… Diyenlerinde sesi sadece yanındakilerce duyuldu… Yurdu inletemedi… Ama laikliÄŸi sevmeyenler, laikliÄŸin verdiÄŸi özgürlüÄŸü sonuna kadar kullandılar! Kullandırdık…UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!
Tüm hayatın boyunca askerdin… Ülkeni kurtarmak için kanını canını, son anına kadar yurdu savunmak, halkı kalkındırmak için harcadın ama bu halk ne yaptı? Yattı keyfine baktı… Kimi kolay köÅŸe dönmeye, kimi hortumlarını çalıştırıp geleceÄŸini kurtarmaya, kimi ise kendi çıkarları uÄŸruna ülkeyi karış karış kiralattı… Hem de o senin kurtarmak için savaÅŸtığın, topraklarını paylaÅŸmak isteyenlere!
HUZURUNDA UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!
Arkandan neler neler söylediler… Senin verdiÄŸin özgürlüÄŸü demokrasiyi kullanarak seni aÅŸağılamaya kalktılar… Belgeseller çekip seni küçük düÅŸürmeye çalıştılar… Çünkü sen halkın gözünde bir kahramandın! Vatanı kurtarandın… Seni gönül tahtından indirmenin yolu ancak seni sıradan biriymiÅŸ gibi göstermekti… Onu da Can Dündar diye biri çıkıp senin hayatını belgeselle anlatmaya kalktı (!) ama bu halk bunlara prim vermedi… Bilesin! ATAM.
Seni hep yalnız bunalımlı biri olarak göstermeye çalışmış… Ama hiçbir halkın sahip olamadığı bir lidere sahip olduÄŸumuz gerçeÄŸini bize unutturamadı! Unutturmaya da kimsenin yüreÄŸi yetmezdi… Ancak senden korkan birileri bunları yapardı… Kimsenin gücü, senin deÄŸerini unutturmaya yetmeyecek ATAM!
Sen nasıl ki hasta olduÄŸun halde yatağında yatmayıp da devletine milletine sahip çıktıysan, bizde sana öyle sahip çıkmalıydık… Çıkamadık…
AFFET BİZİ ATAM!
Bu gözlerimizden akan yaÅŸlar sana helal olsun… Senin deÄŸerini bilip de tüm olanları seyretmek ne ızdırap verici ATAM
Din adı altında sana yakıştırılan “dinsiz” iftiralarına bizler kanmayız… Senin TBMM’ni açarken bile cumayı bekleyip de Cuma namazı fetvasıyla açtığını biliyoruz.
“Hem laik hem Müslüman olunmaz” diyenlere de sözümüz var ATAM… Laiklik devlet yönetiminde gerekli bir unsurdur… Müslümanlıksa kiÅŸiye özel ALLAH ile KUL arasındaki baÄŸdır… Kimsenin içindeki Allah sevgisini alıp da devlet iÅŸine karıştıramazsınız!
Devlet yönetimi bir kurumdur ama ALLAH sevgisi bir inançtır. Karıştırdığınızda ise ancak bunu her sözü çarpıtarak halka yansıtırsınız ki buna da sadece yobazlar ve cahiller inanır... Bir de iÅŸine geldiÄŸi gibi konuÅŸanlar!
Ahh ATAM… 10 Kasım yaklaşıyor ve bizler senin huzuruna geleceÄŸiz… GeleceÄŸiz de NASIL? İçimizdeki mahcubiyetle, senin bıraktığın yerden devam edemeyiÅŸimizin nankörlüÄŸü ile ama senin yıkılmaz azmini yeniden kılıç kalkan gibi kuÅŸanarak, başımız öne eÄŸik, içimiz kan aÄŸlayarak senden güç almaya geleceÄŸiz ATAM!
Senden sonraki gençliÄŸe seni tanıttık ama seni anlatamadık! Onlar sadece seni ezberledi ama hissedemedi ki… Oysa görevimiz senin resmini göstermek deÄŸil, senin düÅŸünceni/kiÅŸiliÄŸini/sevecenliÄŸini/içindeki yurt sevgisini ölünceye kadar sahip çıkan biri olduÄŸunu öÄŸretememiÅŸiz!
UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!
Bu vatan uÄŸruna canını veren ÅŸehitlerimizin, sakatlanarak evlerine dönen gazilerimizin katilleri yurda dönüyor/dönerken zafer iÅŸaretleriyle birçok yandaÅŸları onları karşılarken biz Türk halkı/ birlik beraberliÄŸi savunan bu yürekler, seyrediyor ATAM…
Onlar, konvoy halinde sarı kırmızı yeÅŸil bayraklarını sallarken, zafer iÅŸaretleri yapıyor ve bu halkın polisi onları korurken buna tepki gösteren ÅŸehit ailelerinin yürüyüÅŸlerine bayraklarla meclise girmelerine izin verilmiyor…
Åžehitler bu meclisi korumak için can verirken onların aileleri bile o meclise sokulmuyor. Kahramanlar gibi karşılanan bu kiÅŸiler kimdi? Onlarla savaÅŸarak ölen evlatlarımıza ne deniyordu peki? Åžehit neydi? Teslim olmaya deÄŸil gösteri yapmaya gelenler neyin zaferini kutluyorlar anlayamadık…
UTANIYORUZ… AFFET BİZİ ATAM!
Åžehit anası “evladım neden öldü” diye soruyor yanıt alamıyor… Åžehit çocuÄŸu “ben babamı hiç tanımadım neden” diye bağırıyor, baygınlık geçiriyor yanıt alamıyor… Bu manzaraları bu halk yaÅŸadı… Ama unutmayacak ATAM!
Artık resmine bakamıyoruz yüzlerimiz UTANÇ’ dan karardı… Gözlerimiz gözlerine bakmamak için başımız yerde… Bağırmak da sana sahip çıkmakta bu ülkede her gün zorlaşıyor.
Artık haykırarak söylüyorum…
SENDEN ÇOK UTANIYORUZ… AFFET BİZİ “ATAM”!
Sen, bu ülkeyi cephede kazandın ama bu Meclisin vekilleri masa başında ülkeyi kaybediyor. Artık sizin zamanlarınızdaki gibi savaÅŸlar cephede yapılmıyor, onlarda çaÄŸ atladılar ATAM!
SavaÅŸlar görünmeden sinsice, el altından yapılıyor… Kimseler bilmeden halka ninniler söylenerek yürütülüyor.
Ahh…. İçimiz deki feryadı duyurmak için mahcup bir ÅŸekilde huzuruna geleceÄŸiz ne olur bizi o ÅŸefkatli yüreÄŸinle, layık olmasak da baÄŸrına bas ATAM!
Bizlere “üzülme çocuk, “Ne mutlu Türküm Diyene” de… De ki TürklüÄŸün kiÅŸiliÄŸinde olan asil ve damarlarındaki kanı tekrar içimizde titreyerek hissedelim ve kendimize gelelim.
Senin yüreÄŸindeki sevgiye ÅŸimdi daha da çok muhtacız, sana seslenirken gözlerimizden akan yaÅŸlar, bil ki yüreÄŸimizin yangınıdır ne olur “sar” bizi ATAM!
Åžunu bil ki… Sen hep Türk halkının en büyük lideri oldun öyle de kalacaksın… Kimseler seni yüreÄŸimizde küçültemeyecek, deÄŸerini düÅŸüremeyecek, onların çabalarını gördükçe bizler seni daha da göÄŸe taşıyacağız ATAM!
O mavi gözlerin her daim bizlere ışık saçtı ve bakışların daima bize ileriyi gösterdi (görmeyi bilmediÄŸimiz zamanlarda geçecek) ve gösterecek ATAM…
Askerlerinle nasıl ki tek vücut, tek yürek olduysan, bizler ÅŸu andaki kuÅŸak gençlikte öyle olacak… Bundan hiç kuÅŸkun olmasın ATAM.
Bu cumhuriyeti senden aldık baÅŸkalarına vermeyeceÄŸiz… Bu halkın sahip olduÄŸu tek lider tek kahramansın… Cumhuriyet bizim kanımız, canımız da toprağımızın olsun!
Nice 71 yıllar geçse de, bizimle hep vardın ilelebet de olacaksın!
Mahcup ama bir o kadarda artan tüm baÄŸlılığımızla, içimizin feryadını yaÅŸlarımızla akıtarak, bir kez daha huzurunda haykırıyoruz…
Seni çok seviyoruz ATAM!
| AYSEN AYDIN
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/10/2009 - ATAMIZIN TÜRK KADINLARI İÇİN SÖYLEDİKLERİ

ATAMIZIN AÄžZINDAN "KADINLAR"
"Bizim sosyal toplumumuzun baÅŸarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiÄŸimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. YaÅŸamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diÄŸer bir organı iÅŸlemezse, o sosyal toplum felçlidir." Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluÅŸa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduÄŸumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız iÅŸletmiÅŸtir. Çift süren, tarlayı eken, kaÄŸnısı ve kucağındaki yavrusu ile yaÄŸmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuÅŸtur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, ÅŸükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." "Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peÅŸtamal veya buna benzer bir ÅŸeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip ÅŸekiller, bu vahÅŸi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır." "Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir ÅŸey yoktur. Önemli olarak ÅŸunu ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz.."
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/10/2009 - GENÇ ÖLÜM

"GENÇ ÖLÜM"
Bir gencin ölümünü duydum… yaşı 18. ArkadaÅŸları, tabutunu eller üzerinde taşırken yürekleri aÄŸlamış, isyanlar etmiÅŸler… İsyanları gözyaÅŸları anlatmış… Bu tabutta sen mi varsın arkadaşım diye haykırmışlar… Seni tanıyan tanımayan herkes sana aÄŸlamış… Mezarlığa giderken herkese o yallar dar gelmiÅŸ! Yüreklerindeki feryadı anlatacak sözler tükenmiÅŸ… BitmiÅŸ… “Ölüm sana yakışmadı be kardeÅŸim kalk artık” demiÅŸler! Kim seni tanıdıysa içleri sızlamış! Åžimdilerde bu gözyaÅŸları sana akıyor… Zamansız ve beklentisiz bizleri ÅŸok edip de gidiÅŸin feryatları sana… Evet… Ölümü sana kim yakıştırabilir ki… o renkli kiÅŸiliÄŸine kim hayatının noktasını koyabilir ki? Aramızdan ayrılmakla, bizleri anlatılmaz acılara bırakıp da çekip giden sen… Arkanda bıraktığın o kadar sevenin varken bir anda gözlerini kapayıp da bir daha açamayan sen! Biliyor musun ardından arkadaÅŸların senin anına hitaben facede bir grup kurmuÅŸlar. Milyonlara varan üye sayın var. O gencecik kısacık hayatından esintiler resimler ve videolar eklenmiÅŸ. ArkadaÅŸların senin için neler yazmışlar bir bilsen… EÄŸer bu kadar sevildiÄŸini bilseydin ölüme bu kadar kolay teslim olur muydun? Sanmıyorum… Olmazdın… Bunca sevenim varken onları üzemem deyip tüm gücünle Azrail’le savaşırdın deÄŸil mi? ArkadaÅŸların senin için öyle güzel ÅŸeyler yazmışlar ki… “ Artık bu sokaklardan geçerken biri eksik” … “Bu cafe de otururken biri eksik”… “Okulda hep biri eksik”… “Bizlerle ÅŸarkı söyleyen biri eksik”… “”Kahkahalarımıza katılan biri eksik”… “Hayatımızda hep biri eksik!”” “Seni unutmamız için ölmemiz gerek” diyecek kadar seven dostların! Genelde seni hep hüzünlü olduÄŸun günlerde gördüm sanırım. Çünkü ne zaman gördüysem, hep içten içe derinden bakan gözlerinde bir üzüntü sezinlerdim… o gençliÄŸinin verdiÄŸi belki bunalımlara takıldığın anlardandı… ama bilirdim mutlaka kafana taktığın bir ÅŸeylerin olduÄŸunu… seni mutsuz eden olaylarla yaÅŸadığını!...
"GENÇ ÖLÜM"
Bir gencin ölümünü duydum… yaşı 18. ArkadaÅŸları, tabutunu eller üzerinde taşırken yürekleri aÄŸlamış, isyanlar etmiÅŸler… İsyanları gözyaÅŸları anlatmış… Bu tabutta sen mi varsın arkadaşım diye haykırmışlar… Seni tanıyan tanımayan herkes sana aÄŸlamış… Mezarlığa giderken herkese o yallar dar gelmiÅŸ! Yüreklerindeki feryadı anlatacak sözler tükenmiÅŸ… BitmiÅŸ… “Ölüm sana yakışmadı be kardeÅŸim kalk artık” demiÅŸler! Kim seni tanıdıysa içleri sızlamış! Åžimdilerde bu gözyaÅŸları sana akıyor… Zamansız ve beklentisiz bizleri ÅŸok edip de gidiÅŸin feryatları sana… Evet… Ölümü sana kim yakıştırabilir ki… o renkli kiÅŸiliÄŸine kim hayatının noktasını koyabilir ki? Aramızdan ayrılmakla, bizleri anlatılmaz acılara bırakıp da çekip giden sen… Arkanda bıraktığın o kadar sevenin varken bir anda gözlerini kapayıp da bir daha açamayan sen! Biliyor musun ardından arkadaÅŸların senin anına hitaben facede bir grup kurmuÅŸlar. Milyonlara varan üye sayın var. O gencecik kısacık hayatından esintiler resimler ve videolar eklenmiÅŸ. ArkadaÅŸların senin için neler yazmışlar bir bilsen… EÄŸer bu kadar sevildiÄŸini bilseydin ölüme bu kadar kolay teslim olur muydun? Sanmıyorum… Olmazdın… Bunca sevenim varken onları üzemem deyip tüm gücünle Azrail’le savaşırdın deÄŸil mi? ArkadaÅŸların senin için öyle güzel ÅŸeyler yazmışlar ki… “ Artık bu sokaklardan geçerken biri eksik” … “Bu cafe de otururken biri eksik”… “Okulda hep biri eksik”… “Bizlerle ÅŸarkı söyleyen biri eksik”… “”Kahkahalarımıza katılan biri eksik”… “Hayatımızda hep biri eksik!”” “Seni unutmamız için ölmemiz gerek” diyecek kadar seven dostların! Genelde seni hep hüzünlü olduÄŸun günlerde gördüm sanırım. Çünkü ne zaman gördüysem, hep içten içe derinden bakan gözlerinde bir üzüntü sezinlerdim… o gençliÄŸinin verdiÄŸi belki bunalımlara takıldığın anlardandı… ama bilirdim mutlaka kafana taktığın bir ÅŸeylerin olduÄŸunu… seni mutsuz eden olaylarla yaÅŸadığını!....
http://www.haber50.com/yazar_3928_507_GENC-OLUM!.html
http://blog.milliyet.com.tr/Boylemi_olmaliydi_ey_hayat!/Blog/?BlogNo=210681
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/9/2009 - TEHLİKELİ CEHALET
TEHLİKELİ CEHALET
 Ayın dünyadan uzaklığını bilmemek 'tehlikesiz cehalet'tir. Bunu bilmezseniz 'tehlikesi yoktur'. Ama önünüzdeki çukuru göremezseniz, bu 'TEHLİKELİ CEHALET' olur. Çukura düÅŸer ve kurtarılmayı bekleyerek debelenirsiniz. Belki birisi sesinizi duyar ve sizi kurtarır. Ama artık siz kendinizi 'onun sizi kurtardığı duygusu'ndan kurtaramazsını z. EÄŸer o çukurdan kendi gücünüzle çıkabilirseniz özgüveniniz artar. Bağımlılıkla bağımsızlık arasındaki fark kısaca budur. Durumunuzu bilirseniz belki kendinize yardım edebilirsiniz. Ama baÅŸkasının kolunda yürürken kendinizi bağımsız sanarsanız, iÅŸte bu 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. Bugün Türkiye'yi bağımsız sanmak, bu nedenle 'tehlikeli cehalet'tir. Gönlü Arap ülkelerinde, beyni Amerika'ya ipotekli, cebi uluslararası sermayeye çengelli bir siyasal iktidarla Türkiye bağımsız olamaz. Atatürk Türkiye'si ile bugünkü ülkemiz arasındaki farkı görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de Atatürk'ü eleÅŸtirmek 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. Atatürk'ün büyük hedeflerinden birisi 'bilince yönelik çaÄŸdaÅŸ eÄŸitim' idi. "Hayatta en hakiki mürÅŸit ilimdir" sözü o'nundur.. Bugünün siyasal iktidarı için geçerli eÄŸitim hedefi bütünüyle deÄŸiÅŸmiÅŸtir. Siyasal iktidarın eÄŸitim hedefi, 'inanca yönelik sermayenin hizmetine uyarlı insan gücü yetiÅŸtirmek'tir. Din temelli toplumun eÄŸitim amaçları her yolla devreye sokulmaktadır. Bunu görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de bu durumu 'demokrasi sanmak' 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. Demokrasi, bütünüyle bir kurallar ve kurumlar politikasıdır. Demokrasinin temeli laikliktir. LaikliÄŸin temeli dindar-dinsiz ayrımı yapmamaktır. Laiklik olmazsa yurttaÅŸ eÅŸitliÄŸi olmaz. YurttaÅŸ eÅŸitliÄŸi olmazsa demokrasi olmaz. Bunu bilip de bilmezden gelmek, bunu bilip de görmezden gelmek, 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. *** Neden 'TEHLİKELİ CEHALET' toplumların başına bela olur? Çünkü, toplumların bir bölümü bu durumdan büyük çıkarlar saÄŸlar. Geri kalan bir bölümü de küçük çıkarlarla yetinir. Bir bölümü, ilerde kendisinin de çıkar saÄŸlayacağını umar, bir bölümü durumu görür, toplumu uyarmaya çalışır, ama gücü yetmez. İşte böyle durumlarda da felaket kapınızı çalmıştır ve gelmektedir. *** Bu durumun en yaygın araçları kitle iletiÅŸim araçlarıdır. Televizyon en yaygın biçimde bu doÄŸrultuda çalışmaktadır. En izlenen saatler 'toplumu gerçek bilgilerden uzak tutmak' amacıyla kullanılmaktadı r. Ivır zıvır eÄŸlencelikler, boÅŸ zevzeklikler, pırıltılı eÄŸlencelikler hep bu amaçla hazırlanmaktadı r. DüÅŸünmeye alışmamış beyinler de böylece oyalanıp gitmektedir. DüÅŸünen beyinlerin de bu durumu önlemeye gücü yetmemektedir. . 'TEHLİKELİ CEHALET', farkına varmadan bu tuzağın içine düÅŸüp eÄŸlenmektir. Bunu bilip de bilmezden gelen, görüp de çıkar saÄŸlayanlar, sonra da 'iÅŸte özgürlük budur' diyenlerse toplumun asıl belalarıdır. Bilmemiz gereken budur. Görmemiz gereken budur. Anlamamız gereken budur. Mücadelemiz de bu olmalıdır... PROF. DR. ERDAL ATABEK
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/8/2009 - AŞKIN TARİFİ

AÅŸk uzaktan bakmaktı habersizce ... AÅŸk korkmaktı fark edilmekten AÅŸk gözümde deÄŸiÅŸtirmekti saçını, başını, giyimini, kuÅŸamını... AÅŸk kalp atışımı yavaÅŸlatamamaktı... AÅŸk buÄŸulu gözlere dalmaktı. SöylediÄŸi ÅŸarkıyı yazmaktı bir kenara. Ve AÅŸk sonunda fark edilmekti... AÅŸk“Bana aşık mısın ?” sözüne başımı sallayarak cevap vermekti. AÅŸk baÅŸa belaydı... ilk kez öpülmekti AÅŸk birlikte seyahat etmek, alışveriÅŸ yapmaktı... AÅŸk ÅŸarkılar söylemek, dizine yatmaktı AÅŸk el ele tutuÅŸmaktı. AÅŸk onu tanımaya çalışmak, kendimi tanıtmaktı... Ve AÅŸk kavgaydı... AÅŸk acı çekmekti.. AÅŸk aÄŸlamaktı, gözyaşıydı, kanamaktı, kanatmaktı AÅŸk ayrılıktı... AÅŸk duvarları yumruklamak, hasta olmaktı, aÅŸk çok acıydı... AÅŸk kimse görmesin diye yorgan altında aÄŸlamaktı AÅŸk telefon edip sesini duyup kapatmaktı AÅŸk ÅŸarkı falları tutmak, ÅŸiirler yazmaktı... AÅŸk onsuzluÄŸa dayanamamaktı, birleÅŸmekti ve aÅŸk o anki mutluluktu... AÅŸk baÄŸlılıktı, heyecandı. AÅŸk yarınsız yaÅŸamaktı... AÅŸk umarsız gözü kör etmekti. AÅŸk bir tek onun için hayatta kalmaktı.. AÅŸk uykusuzluktu, aÅŸk sıkı sıkı sarılmaktı. AÅŸk kırmaktı, kırılmaktı.. Ölesiye dövüÅŸmekti, öldüresiye kıskanmaktı... AÅŸk göÄŸsünde huzurla uyumaktı, kimse olmasın bir tek o var ya demekti.. AÅŸk dans etmekti. AÅŸk aÅŸkı bir parkta kara yazmaktı. AÅŸk hevesle hediye paketi açmaktı. AÅŸk umulmadık bir mesajdı... AÅŸk niçindi, nedendi, kaderdi... AÅŸk uzun uzun dalıp gitmekti... AÅŸk emekti, yıllanmaktı, yıllandıkça deÄŸerlenmekti. AÅŸk öÄŸrenmekti, öÄŸretmekti.. AÅŸk bir lokma ekmeÄŸi paylaÅŸmaktı. EndiÅŸelenmekti, sahiplenmekti... AÅŸk üzmekti, üzülmekti. Vazgeçilmezimdi... AÅŸk hayali bir kız çocuÄŸu, ahÅŸap bir evdi... AÅŸk geçmiÅŸi yad etmek, o yıllara gitmek istemekti... AÅŸk bunalmaktı, bunaltmaktı, hüzündü... AÅŸk elleriyle meyve yedirmekti... AÅŸk sığınılan bir limandı, gizli bir mabetti. AÅŸk cesaretti, çılgınlıktı, konuÅŸmadan gözlerle anlaÅŸmaktı... AÅŸk hatırlanmak deÄŸil akıldan çıkaramamaktı... AÅŸk onun için dualar etmekti, aÅŸk katlanmaktı, sabırdı... AÅŸk bir kağıda yazdığı sözü özenle saklamaktı. AÅŸk hayalini baÅŸ ucunda tutmaktı... AÅŸk birlikte romantik filmler izlemekti. AÅŸk özeliydi özelimdi... AÅŸk iki küçük kol düÄŸmesiydi kutusunda saklanan AÅŸk emanetti... Kalbi emanet etmekti... AÅŸk buydu iÅŸte., aÅŸkı aÅŸk gibi yaÅŸamaktı... Kalbimi emanet ettiÄŸim adam Kalbini bana emanet eden adam... Emanetini aldım.. Özenle kalbimin üzerine koydum..Bizde verilen geri alınmaz. Kalbin kalbim oldu... Kalbim kalbin olsun... Sana aşığım... Bendeki aÅŸkın tarifi sadece SENSİN...
alıntıdır!
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Gerçek duyguların paylaşıldığı, içten bir "merhaba"nın değerini bilenlerin yeri burası...! hep öyle oldu öylede olacak... çünkü burası benim dünyam...:=) Önce kendinizi seveceksiniz... sonra göreceksiniz ki hayat sizide seviyor.! üzüldüğünüz an şunu düşünün;bu gün güneşi gördüm ve özgürce sokağa çıktım.. yada camdan baktım.! bunun da değerini bilin.! çünkü bunu da yapamayanlar var.! ve son söz; insan en büyük kötülüğü yine kendisi kendisine yaparmış...! çünkü ektiklerimizi biçiyoruz...!!! Se
Kategoriler
 car hire
Arkadaşlarım
|